Vedat Türkali Sözleri

Sayfamızda vedat türkali istanbul şiiri sözleri, vedat türkali bekle bizi istanbul sözleri, vedat türkali sözleri, vedat türkali güzel sözler, vedat türkali aşk sözleri, vedat türkali bir gün tek başına sözleri, vedat türkali özlü sözler, vedat türkali yer almaktadır.

Vedat Türkali Sözleri

Düşündüğünü söylemeye korkmaya başladı mı kişi, düşünmekten de korkmaya başlar.

Senin sustuğun var ya durum çok kötü kanayacak demektir fırat ve dicle bu kuytu köşede kendi kendine…

Ne acılar bekliyor daha pusuda mutluluk umuduyla yaşayan zavallı insanları

Aslolan hayattır…akvaryumu yazmak,akvaryumda yaşamaktan kolaydır.o yüzden her dize biraz eksik,her şiir biraz yalandır”.. hadi gidelim artık

Savaş çığırtkanlığı yapan siyasi erk sahiplerine inat, ihtiyacımız olan tek şeyin ne olduğunu bir kez daha hatırlatmak ve hafızalarınıza kazımak istedim.

Sadece okumaya yarıyorsa kitaptan iyi afyon yok!…

Dönüp aynı yere gelmekten de usanmıştı artık; neredense neredendi! Deli gibi sevdiği kadından da bıkıyordu insan da yenisini arıyordu; olmuyor muydu? Ya da eskisine dönüyordu yeniden. Yaşam buydu. Bozulmuş gövdelerle didişmek yetmişti artık. İyileştirdiklerin bir gün ölüp gidiyordu sonunda! Karamsar bir dünya görüşüne kapılmaktı belki bu; ama böyleydi.

Niye karamsar olsundu? Değişimdi bu; yaşamın da, doğanın da temel kuralıydı..

Hayat acı.Ama bazı anlarında başka türlü ve daha bir acı…

Kırmızı akşam güneşine boyanmış açık camda, daracık sokağın, parça parça bulutların yansımasını seyrederken, mutfakta salata yapmak, musluktan hızla çarparak dökülen suyun sesini, komşu radyodan gelen türküyü duymak, enikonu mutluluk veriyor!

Fakirlik, sahafta satılmamış bir kitabın üzerindeki tozdur.

Çıraydım, tutuşturdun beni, ağulu bir solukta üfleyip söndürdün şimdi de; kara kara tütüyorum.      

Zaten her kötülüğün başı bilmektir derdi bizim rahmetli peder… Uyarmaya gelmez uyuyanı…

Ders mers bi boka yaramaz bu dünyada…

Ne serüvenlerden geçecek bu dünya kim bilir? Pusuda ne acılar bekliyor daha mutluluk düşündeki insanları! “Herhal ilerdedir yaşanacak günlerin en güzelleri.” Büyük Nazım’ın özlem dolu dizesini yinelemek hiç değişmeyecek yazgımız mıdır yoksa?    

Bazen öyle diplomalı insanlar görüyorum ki, içimden ”bu kadar cehalet anca eğitimle mümkündür” diyesim geliyor.

Böyleydi; içinde bir ağırlık duydu mu kendi adına kızardı en çok. Ne güzel adlar var dünyada.  

Yeniğim. yenemediğim sürece yenik olacağım hep. Nasıl yenerim? yenildiğini bilmeyen kişiyi yenemezsin.

Neredeymiş arkadaşlığımız ? Sen gariban döversin, ben demir döverim ! hadi bas !

İnsana güvenmeden düşte bile yola çıkılmıyor!     

Biriyle konuşup bölüşmedin mi, en güzel anılar boynu bükük öksüz çocuklar gibi kalıyor.  

Ah açıkgöz körler; dünyaya ferman okutmaya kalkarsınız!

Gününde korkmasını bilmeyen, sonunda rezil olur! 

En güzel dünya çocuklarla delilerin dünyası!

Düşman üstüne yürüyen biriyle mutluluğu www.kalptensozler.com bölüşmek istedim, dedi. Yüreğimin bir parçasını, bilinçsiz de olsa, o düşman için ele geçirenlerle değil. Dürüst bencillik değil mi bu?.. Başkaldıran bir bencillik… Kahpe bencilliğe başkaldıran… Tatmayan bilmez bu acıyı…

Ya tam susturacağız; ya kan kusturacağız’ diye bas bas bağırıyor adam. Yani onun gibi düşünmedin mi yasak koyuyor, öldürecek seni.. Sonra da elini kolunu sallayarak dolaşabiliyorsa hangi özgürlük be.? Bırak ki elini kolunu da sallamıyor boşu boşuna; bomba sallıyor, bıçak sallıyor, kurşun sıkıyor.. O sloganı atmaktan daha büyük suç da yoktur aslında, demokrasi deniyorsa..

Onlar gibi düşünmedin mi, suçlu olacaksın. Hırsıza hırsız, katile katil demeyeceksin. Ya ortak olacaksın ya göz yumacaksın her yaptıklarına. Ölmek kötü değil ki bundan… Bu ne rezil dünya? Yükseklerden, kırmızı ışıklan parlayıp sönen bir uçak geçiyordu. Düşme tehlikesine aldırmadan ne güzel uçuyor… Dünya bu işte.  http://www.kalptensozler.com/vedat-turkali-sozleri.html

İyice anlamıştı tüm sorunları tek başına çözmeye yazgılı olduğunu…     

Ağlayıp zırlayan bir çocuğa isteklerinden vazgeçsin diye verilen bir elma şekeri kadar suçsuzsun.

Böyle mi bakardı bu! Dupduruydu bu mavilik. Şu acı dolu gülümseme çabasının gizledikleriyle nasıl yapayalnız bırakıverdi beni! Nasıl dayanırım ben buna? Bir gün dayanmasını öğreneceğim diye korkuyorum Nedret’çiğim. Ne yaparım o gün ben? Niye bu kadar seviyorum bu kadını?

Kadın, erkeğin proleteri demiş Engels. Aslında iki sınıf var yeryüzünde: Kadın sınıfı, erkek sınıfı!

Jandarma köylüyse, polis de halk çocuğu!… Ama jandarmayken, polisken ne köylülüğü kalıyor, ne halk çocukluğu…

Hep hüsran, hep hüsran… Hiç mutlu son göremeyecek miyiz

Bizim Sosyal Hesaplarımız;  Facebook    Twitter    Instagram    Google+    Pinterest 


 A    B    C    D    E    F    G    H     I     J    K    L    M    N    O    P    R    S    T    U    V    Y   

Paylaş

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.